Cinsel saldırı suçu (TCK m. 102) ile çocukların cinsel istismarı suçu (TCK m. 103) arasında, mağdurun rızasının hukuki etkisi bakımından ne gibi temel bir fark vardır?
İki suç arasındaki en temel farklardan biri, mağdurun rızasının hukuki etkisidir. - **Cinsel Saldırı (TCK m. 102):** Bu suçun mağduru erişkin bir kişidir. Suçun oluşabilmesi için temel unsur, fiilin mağdurun 'rızası hilafına' işlenmesidir. Eğer erişkin mağdurun hukuken geçerli bir rızası varsa, cinsel saldırı suçu oluşmaz. Rıza, burada suçu ortadan kaldıran bir hukuka uygunluk nedeni veya suçun maddi unsurunun yokluğu olarak kabul edilir. - **Çocukların Cinsel İstismarı (TCK m. 103):** Bu suçun mağduru çocuktur. Kanun, çocukların korunması amacıyla rızalarını hukuken geçersiz saymıştır. TCK m. 103'ün gerekçesinde de belirtildiği gibi, 'onbeş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen cinsel davranışlar açısından, rızanın varlığı ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır.' Yani, bu yaş grubundaki bir çocuğun cinsel bir davranışa rıza göstermesi, fiili suç olmaktan çıkarmaz. Onbeş yaşını tamamlamış ve maruz kaldığı fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmiş olan çocuklara karşı ise suçun oluşması için fiilin cebir, tehdit, hile gibi iradeyi etkileyen bir nedenle işlenmesi gerekir (TCK m. 103/1-b). Bu nedenle, cinsel istismar suçunda çocuğun rızası kural olarak hukuken bir anlam ifade etmez ve failin sorumluluğunu kaldırmaz.