Bir yabancının, sınır dışı edileceği ülkede kötü muameleye maruz kalma riskine ilişkin iddiasının Anayasa Mahkemesi (AYM) veya İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) tarafından ciddiye alınabilmesi için hangi nitelikleri taşıması gerekir? Ülkenin genel durumuna atıf yapmak yeterli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #128227

Hem AYM hem de İHAM içtihatlarına göre, bir yabancının sınır dışı edileceği ülkede kötü muamele riski iddiasının ciddiye alınabilmesi için 'savunulabilir' ve 'gerçek bir risk düzeyine' ulaşmış olması gerekir. Metinde belirtildiği üzere, başvurucunun sadece ülkesinin genel durumunu (örneğin ülkede bir iç savaş veya yaygın insan hakları ihlallerinin olması) ileri sürmesi yeterli değildir. Başvurucu, 'bireysel olarak hangi özel durumunun risk oluşturduğunu somutlaştırmalıdır'. Yani iddialarını kişiselleştirmelidir. İHAM içtihadına göre, kötü muamele iddiası 'bir olasılığın ötesinde gerçek bir risk düzeyine ulaşmalıdır'. AYM de benzer şekilde, başvurucunun 'makul şüphe uyandıran bir iddia' ortaya koymasını, bu iddiayı destekleyen bilgi ve belgeleri sunmasını ve iddiaların 'belirli bir ciddilik seviyesinde' olmasını aramaktadır. Sonuç olarak, genel ülke raporları önemli bir dayanak olsa da, başvurucunun kendi kişisel durumu (siyasi görüşü, etnik kökeni, geçmişte yaşadıkları vb.) nedeniyle özel ve somut bir risk altında olduğunu ortaya koyma külfeti kendisine aittir.