Geçersiz bir arsa tahsis sözleşmesi nedeniyle belediyeye para ödeyen davacının, bu paranın iadesi için açtığı davada direnme kararı veren yerel mahkemenin gerekçesi neydi? Mahkeme neden 'güven sorumluluğu' ilkesini uygulamamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #128213

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1517 E. sayılı kararında özetlenen yerel mahkemenin direnme gerekçesi, davalı belediyenin davacıya arsa tahsis edileceği yönünde hukuken geçerli bir 'güven aşıladığına' veya 'haklı bir beklenti' yarattığına dair dosyada yeterli delil bulunmamasıdır. Mahkeme, 'güven sorumluluğu' ilkesinin uygulanabilmesi için, kamu kurumunun yarattığı beklentinin haklı olması gerektiğini, ancak somut olayda belediye meclisince alınmış resmi bir arsa tahsis kararı veya bu yönde yapılmış bir ilan bulunmadığını tespit etmiştir. Davacının, bir kooperatif hesabına para yatırması ve bu paranın daha sonra belediyenin maaş hesabına aktarılmasının, belediyenin resmi bir taahhütte bulunduğu ve davacıda haklı bir güven oluşturduğu anlamına gelmeyeceğini savunmuştur. Geçerli bir sözleşme veya haklı bir beklenti oluşmadığından, mahkeme ifa menfaatine (arsanın rayiç değeri) dayalı 'güven sorumluluğu'nu değil, sadece ödenen paranın iadesini gerektiren 'sebepsiz zenginleşme' ve 'denkleştirici adalet' ilkesini uygulamıştır. Bu görüş, Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu tarafından da benimsenmiştir.