Hukuk Genel Kurulu'nun 2022/1046 sayılı kararında, icra inkar tazminatının Borçlar Kanunu anlamında bir tazminat olmadığı, özel bir 'müeyyide' olduğu belirtilmiştir. Bu nitelemenin pratik sonucu nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #127123

Bu nitelemenin en önemli pratik sonucu, tazminata hükmedilmesi için Borçlar Kanunu'ndaki haksız fiil veya sözleşmeye aykırılık tazminatlarında aranan 'zarar' ve 'kusur' gibi şartların aranmamasıdır. İcra inkar tazminatı, borçlunun borcunu haksız yere inkar etmesini önlemeyi amaçlayan, takip hukukuna özgü, caydırıcı bir yaptırımdır. Bu nedenle, alacaklının itiraz nedeniyle somut bir zarara uğradığını ispat etmesi veya borçlunun itiraz ederken ayrıca 'kötü niyetli' olduğunu kanıtlaması gerekmez. İtirazın haksızlığı ve alacağın likit olması, talep halinde bu müeyyidenin uygulanması için yeterlidir. (Kaynak: itirazin-iptali-davasi.html)