Bir kişinin terör örgütüyle 'irtibatlı veya iltisaklı' olduğu iddiasının, sadece hakkında devam eden bir ceza davasına dayandırılmasının, Anayasa'nın hangi temel ilkesine aykırı olduğu Şükran Dağ Cabir kararında vurgulanmıştır?
Bu durum, öncelikle Anayasa'nın 38. maddesinde güvence altına alınan 'suçsuzluk (masumiyet) karinesi' ilkesine aykırıdır. Masumiyet karinesi, bir kimsenin suçluluğunun kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla sabit oluncaya kadar masum sayılmasını gerektirir. Henüz kesinleşmemiş, hatta beraatle sonuçlanma ihtimali olan bir ceza davasını, kişinin aleyhine kesin bir durum (irtibatlı/iltisaklı) gibi kabul ederek haklarını kısıtlayan bir idari işleme dayanak yapmak, bu temel ilkeyi doğrudan ihlal eder. (Kaynak: arabulucular-sicilinden-silinme/)