5275 sayılı Kanun m. 66 uyarınca idari bir tedbir olarak dinlenen telefon görüşmesinden elde edilen delilin ceza yargılamasında kullanılmasına ilişkin Yargıtay 18. Ceza Dairesi kararındaki karşı oy, CMK m. 45'teki tanıklıktan çekinme hakkı ile nasıl bir analoji kurmaktadır?
Karşı oy, hukuka aykırılığın sadece delilin elde edilme anındaki yasak yöntemlerle sınırlı olmadığını göstermek için bu analojiyi kurmaktadır. CMK m. 45'e göre, sanığın eşi soruşturmada kendi rızasıyla ifade verse de (delil hukuka uygun elde edilmiş gibi görünse de), kovuşturmada tanıklıktan çekinme hakkını kullandığında, önceki ifadesi hukuka aykırı hale gelir ve delil değerlendirme yasağı kapsamına girer. Benzer şekilde, idari dinleme sonucu elde edilen ses kaydı, elde edildiği anda idari mevzuata uygun olsa bile, CMK'nın adli dinlemeye ilişkin kuralları (katalog suç, hakim kararı vb.) ile çatıştığı için ceza muhakemesi açısından hukuka aykırı hale gelir ve hükme esas alınamaz. Her iki durumda da sonradan ortaya çıkan bir hukuki engel, delilin kullanılmasını yasaklamaktadır. (Kaynak: infaz-kanunu-madde-66-hukumlunun-telefon-ile-haberlesme-hakki.html)