TCK m.255'te tanımlanan nüfuz ticareti suçu ile TCK m.157-158'de tanımlanan dolandırıcılık suçu arasındaki ilişki, 'aldatma' unsuru açısından nasıldır?
İki suç arasındaki temel farklardan biri 'aldatma' unsurunun zorunlu olup olmamasıdır. Dolandırıcılık suçunun (TCK m.157) oluşabilmesi için failin hileli davranışlarla bir kimseyi 'aldatması' zorunlu bir unsurdur. Nüfuz ticareti suçunda (TCK m.255) ise 'aldatma' zorunlu bir unsur değildir. Fail, gerçekten de bir kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi olabilir ve bu nüfuzunu kullanarak haksız bir işin gördürülmesi için menfaat temin edebilir. Eğer fail, aslında bir nüfuzu olmadığı halde varmış gibi davranarak karşı tarafı kandırıyorsa, eylem hem dolandırıcılık hem de nüfuz ticareti suçlarının unsurlarını taşıyabilir ve bu durumda fikri içtima kuralları gündeme gelir. Ancak aldatma olmasa bile, gerçek bir nüfuzun menfaat karşılığı kullanılması tek başına nüfuz ticareti suçunu oluşturur. (Kaynak: isin-gordurulecegi-vaadiyle-dolandiricilik/)