Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2017/3449 K. sayılı kararındaki karşı oyda, CMK'nın delil değerlendirme sisteminin 'nispi değerlendirme yasağı'nı benimsemediği nasıl bir argümanla savunulmuştur?
Karşı oyda, CMK m. 217/2 ('Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.') ve m. 206/2-a ('ortaya konulması istenilen delilin, kanuna aykırı olarak elde edilmiş olması' halinde reddedileceği) hükümlerinin, 'mutlak delil değerlendirme yasağı'nı benimsediği savunulmuştur. Bu sisteme göre, bir delil hukuka aykırı ise, hakimin bu aykırılığın ağırlığını veya ihlal edilen hak ile maddi gerçeğe ulaşma menfaatini tartarak bir karar verme (nispi değerlendirme) yetkisi yoktur; delili mutlaka dışlamak zorundadır. Alman hukukunda geçerli olan 'değerlerin tartılması' ilkesinin bizim hukuk sistemimizde benimsenmediği belirtilmiştir. (Kaynak: infaz-kanunu-madde-66-hukumlunun-telefon-ile-haberlesme-hakki.html)