İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın 'likit' olması şartı ne anlama gelmektedir? Bir alacağın yargılama veya bilirkişi incelemesi gerektirmesi, onun likit olmadığı anlamına mı gelir?
Yargıtay içtihatlarına göre bir alacağın likit (belirli veya belirlenebilir) olması, alacağın gerçek miktarının ya belli ve sabit olması ya da borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin edebilmesi için tüm unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmesidir. Başka bir deyişle, borçlunun tek başına, objektif kriterlere göre ne kadar borçlu olduğunu hesaplayabilir durumda olması gerekir. Alacağın miktarının tespiti için mahkeme tarafından bir yargılama yapılması veya bilirkişi incelemesine başvurulması, kural olarak o alacağın likit olmadığını gösterir. Bu durumda, borçlunun itirazı haksız çıksa bile aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemez. Ancak her bilirkişi incelemesi gerektiren durumun alacağı likit olmaktan çıkarmayacağı, hakimin basit bir hesaplamayla veya borçlunun kolayca bilebileceği unsurlarla alacağı tespit edebildiği durumların istisna olduğu da kabul edilmektedir. (Kaynak: itirazin-iptali-davasi.html, Y8HD-K.2014/20655)