Bir işçinin çalıştığı işyerinin kapatılması üzerine, işveren tarafından aynı gruba ait başka bir şirkette görevlendirilmesi teklifini kabul etmemesi durumunda iş sözleşmesinin devri, işyeri devri ve geçici iş ilişkisi kavramları nasıl ayırt edilir? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu durumda işçinin kıdem tazminatına hak kazanacağına nasıl karar vermiştir?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2015/2887 E., 2017/1751 K. sayılı kararına göre bu durum bir 'iş sözleşmesinin devri'dir. İşyeri devrinden (İş Kanunu m.6) farklıdır çünkü işyeri devrinde iş sözleşmeleri işçinin rızası aranmaksızın kendiliğinden yeni işverene geçer ve işyeri kimliğini korur. Geçici iş ilişkisinden (İş Kanunu m.7) farklıdır çünkü bu durum geçici değil, sürekli bir görevlendirmedir. İş sözleşmesinin devri ise (TBK m.429), işçi, devreden işveren ve devralan işveren arasında yapılan üçlü bir sözleşme olup, işçinin yazılı rızası zorunludur. Somut olayda, işçinin çalıştığı işyeri ve işvereni değiştiği için bu bir iş sözleşmesi devri teklifidir. Davacı işçi bu devre muvafakat etmediği için, işverenin bu nedenle yaptığı fesih haksız fesih niteliğindedir ve işçi kıdem tazminatına hak kazanır. (Kaynak: is-sozlesmesinin-devrinde-iscinin-rizasi)