Aralarında menfaat çatışması bulunduğu halde aynı müdafi tarafından temsil edilen sanıklar hakkındaki mahkumiyet kararı, Yargıtay tarafından savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozulduğunda, yerel mahkemenin yapması gereken usuli işlem nedir? Sadece her sanığa ayrı bir müdafi atamak yeterli midir?
Yazara göre, sadece her sanığa ayrı bir müdafi atanması yeterli değildir. Menfaat çatışması nedeniyle savunmanın zaafa uğradığı kabul ediliyorsa, bu zafiyetin giderilmesi için müdafi huzurunda gerçekleştirilmesi zorunlu olan tüm işlemlerin (örneğin, sanıkların sorgusu, tanıkların dinlenmesi) yeni atanan müdafiin katılımıyla tekrarlanması gereklidir. Çünkü bir sanığın savunulmasının diğerini zayıflattığı durumda, savunma hakkı layıkıyla kullanılamamış, tanıklara gerekli sorular sorulamamış, deliller tam olarak tartışılamamıştır. Dolayısıyla, sadece şekli bir işlemle yeni müdafi atayıp önceki işlemleri geçerli sayarak hüküm kurmak, savunma hakkı ihlalini ortadan kaldırmaz ve 'sözde bir yargılama' anlamına gelir. (Kaynak: bir-mudafiin-birden-fazla-süpheliyi-veya-sanigi-temsili)