Anayasa Mahkemesi'nin Şükran Dağ Cabir kararında, başvurucunun terör örgütüyle irtibatlı veya iltisaklı olduğu sonucuna varılırken, derece mahkemelerinin masumiyet karinesini ihlal ettiği iddiası nasıl bir sonuca bağlanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #126680

Anayasa Mahkemesi, başvuruyu özel hayata saygı hakkı kapsamında incelemiş ve ihlal sonucuna varmıştır. Kararın gerekçesinde, derece mahkemelerinin sadece devam eden bir ceza davasının varlığına dayanarak karar vermesi, 'ilgili ve yeterli gerekçe' sunma yükümlülüğünün ihlali olarak görülmüştür. Bu durum, dolaylı olarak masumiyet karinesinin zedelenmesi anlamına gelir. Çünkü masumiyet karinesi, bir kişinin suçluluğu kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla sabit oluncaya kadar suçsuz sayılmasını gerektirir. Henüz sonuçlanmamış bir davaya dayanarak kişi hakkında 'irtibatlı/iltisaklı' gibi olumsuz bir damgalama yapılması ve mesleki haklarının kısıtlanması, masumiyet karinesinin ruhuyla bağdaşmaz. AYM, bu gerekçeyi özel hayata saygı hakkı ihlalinin temel dayanaklarından biri olarak kullanmıştır. (Kaynak: arabulucular-sicilinden-silinme, AYM B. No: 2019/19839)