İşyeri devri (İş K. m. 6) durumunda iş sözleşmelerinin devralana geçmesi için işçinin rızası aranmazken, iş sözleşmesinin devrinde (TBK m. 429) neden işçinin rızası mutlak bir şart olarak aranmaktadır? Bu iki kurum arasındaki temel mantık farkını açıklayınız.
Temel mantık farkı, iş ilişkisinin devamlılığı ve işverenin kimliğinden kaynaklanır. İşyeri devrinde, işçinin çalıştığı 'ekonomik birlik' (işyeri) aynı kalmakta, sadece bu birliğin sahibi olan işveren değişmektedir. Kanun koyucu, işyerinin bütünlüğünü ve işçinin iş güvencesini korumak amacıyla, iş sözleşmelerinin işyeriyle birlikte, bir bütün olarak yeni işverene kanunen geçeceğini düzenlemiştir. İş sözleşmesinin devrinde ise, işçi alıştığı işyerinden ve çalışma ortamından koparılarak, tamamen farklı bir işverenin emrine ve genellikle farklı bir işyerine gönderilmektedir. Bu durum, işçinin kişisel ve mesleki hayatını daha derinden etkileyen bir değişikliktir. Sözleşmenin tarafı olan işverenin değişmesi, işçinin kişiye bağlı olarak kurduğu güven ilişkisini de sona erdirdiği için, bu denli önemli bir değişikliğin ancak işçinin kendi rızasıyla yapılabileceği kabul edilmiştir. (Kaynak: is-sozlesmesinin-devrinde-iscinin-rizasi)