Bir fiilin 'bilinçli taksir' mi yoksa 'olası kast' mı olduğunu belirlemede, hareketin kendisinin 'taksirli' veya 'kasıtlı' olması ayrımı neden yetersiz kalır? Metindeki açıklamaya göre tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #126529

Bu ayrım yetersiz kalır çünkü hem bilinçli taksirde hem de olası kastta, fiilin hareket unsuru fail tarafından 'bilerek ve isteyerek' gerçekleştirilir. Örneğin, süratli araç kullanıp kırmızı ışıkta geçen fail, bu kural ihlalini bilerek ve isteyerek yapar. Bu, her iki durumda da ortak olan kusurlu bir icra hareketidir. Failin sorumluluğunu belirleyen asıl unsur, bu bilinçli hareketten doğacak 'neticeye' yönelik iradesidir. Eğer fail bu neticeyi kabullenmiş ve umursamamışsa olası kast; neticenin olmasını istememiş ve olmayacağına güvenmişse bilinçli taksir söz konusu olur. Dolayısıyla, sadece hareketin kasıtlı olmasına bakarak sonuca varılamaz; asıl odaklanılması gereken, failin neticeye ilişkin zihinsel ve iradi tutumudur. (Kaynak: dogrudan-kast-olasi-kast-ve-bilincli-taksir-tartismasi)