Boşanma davasında maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş olması, aynı davada yoksulluk nafakasına hükmedilmesine engel teşkil eder mi?
Hayır, etmez. Metinde Yargıtay'ın görüşüne atıfla belirtildiği üzere, maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174) ile yoksulluk nafakası (TMK m. 175) farklı hukuki kurumlardır ve farklı amaçlara hizmet ederler. Maddi ve manevi tazminat, boşanmaya neden olan olaylar yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen ya da kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın zararını gidermeyi amaçlayan bir defalık bir edimdir. Yoksulluk nafakası ise, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan tarafın geçimini sağlamaya yönelik, süreli (irat şeklinde) bir yardımdır. Bu nedenle, bir taraf lehine tazminata hükmedilmiş olması, yoksulluk nafakası için aranan şartlar (daha ağır kusurlu olmama ve yoksulluğa düşme) mevcutsa, ayrıca yoksulluk nafakasına hükmedilmesine engel değildir. (Kaynak: yoksulluk-nafakasi-davasi-nedir.html)