Bilinçli taksir (TCK m. 22/3) ile olası kast (TCK m. 21/2) arasındaki temel fark, failin öngördüğü neticeye karşı olan içsel tutumunda nasıl ortaya çıkar? Metinde geçen 'olursa olsun/umursamama' ve 'umarım olmaz' kriterlerini açıklayınız.
İki kusurluluk türü arasındaki temel fark, failin öngördüğü neticeye karşı takındığı tavırdır. Olası kastta (muhtemel kast), fail, hareketinin kanuni tanımdaki neticeyi doğurabileceğini öngörmesine rağmen, bu neticenin gerçekleşmesine kayıtsız kalır, umursamaz ve 'olursa olsun' mantığıyla hareketini gerçekleştirir. Yani neticeyi kabullenir. Bilinçli taksirde ise fail, yine neticenin gerçekleşebileceğini öngörür ancak neticenin gerçekleşmesini istemez. Ustalığına, şansına veya başka bir etkene güvenerek neticenin gerçekleşmeyeceğine inanır. Buradaki içsel tutum 'umarım olmaz' veya 'gerçekleşmez' şeklindedir. Kısacası, olası kastta neticeyi 'kabullenme' ve 'kayıtsızlık' varken, bilinçli taksirde neticeyi 'kabullenmeme' ve 'gerçekleşmeyeceğine dair bir güven' vardır. (Kaynak: dogrudan-kast-olasi-kast-ve-bilincli-taksir-tartismasi, TCK m. 21, m. 22)