Aralarında menfaat çatışması bulunan sanıkların aynı müdafi tarafından temsil edilmesi nedeniyle Yargıtay tarafından verilen bozma kararı sonrası, yerel mahkemenin yapması gereken usuli işlemler neler olmalıdır? Metindeki eleştirel yaklaşıma göre açıklayınız.
Metindeki eleştirel yaklaşıma göre, Yargıtay'ın menfaat çatışması nedeniyle verdiği bozma kararı sonrası, yerel mahkemenin sadece her sanığa ayrı bir müdafi atayıp başkaca bir işlem yapmadan yargılamayı sonlandırması ve önceki hükmü tekrar etmesi, savunma hakkı ihlalini gidermez. Çünkü menfaat çatışması nedeniyle savunmanın zaafa uğradığı kabul edildiğinde, müdafi huzurunda gerçekleştirilmesi zorunlu olan tüm işlemlerin (tanıkların sorgulanması, delillerin tartışılması vb.) yeni atanan müdafilerin katılımıyla tekrarlanması gerekir. Sadece şekli olarak yeni müdafi atanması, savunmadaki zafiyeti gidermez ve bu durum 'sözde bir yargılama' niteliği taşır. Dolayısıyla, savunma hakkı ihlalinin tam olarak ortadan kaldırılması için, menfaat çatışması varken yapılan işlemlere hukuki geçerlilik tanınmamalı ve bu işlemler mümkün olduğunca tekrarlanmalıdır. (Kaynak: bir-mudafiin-birden-fazla-süpheliyi-veya-sanigi-temsili, CMK m. 152)