Bir kamu görevlisinin, zor kullanma yetkisi sınırları içinde kalarak, ancak bu yetkisini kullanırken taksirli bir davranışla bir kişinin yaralanmasına neden olması halinde, cezai sorumluluğu hangi suç kapsamında değerlendirilir?
Bu durumda kamu görevlisinin eylemi, TCK m. 256 (Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması) veya TCK m. 265 (Görevi yaptırmamak için direnme) kapsamında değerlendirilmez. Çünkü bu suçların her ikisi de 'kasten' işlenebilen suçlardır. Eğer kamu görevlisi, zor kullanma yetkisini hukuka uygun bir şekilde kullanırken, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bir davranışı (taksir) sonucu bir kişinin yaralanmasına neden olmuşsa, bu durumda genel hükümlere göre 'taksirle yaralama' (TCK m. 89) suçundan sorumlu tutulur. Burada belirleyici olan, failin kastının zor kullanmaya mı yoksa yaralamaya mı yönelik olduğudur. Kast yoksa, taksirli sorumluluk gündeme gelir (or.av.tr/gorevi-yaptirmamak-icin-direnme-sucu/).