TCK m. 36'ya göre gönüllü vazgeçen faile teşebbüsten ceza verilmez. Ancak, 'tamam olan kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça ait ceza ile cezalandırılır' hükmü ne anlama gelmektedir? Bir örnekle açıklayınız.
Bu hüküm, gönüllü vazgeçmenin, failin o ana kadar işlediği ve kendi başına suç teşkil eden fiillerin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını belirtir. Fail, vazgeçtiği asıl suçtan (teşebbüsten) sorumlu tutulmaz, ama o ana kadarki eylemleri başka bir tamamlanmış suç oluşturuyorsa, o suçtan cezalandırılır. Örneğin, bir eve hırsızlık amacıyla kapısını kırarak giren fail, içeride kimsenin olmadığını görüp pişman olarak hiçbir şey çalmadan evden ayrılırsa, 'hırsızlığa teşebbüs' suçundan gönüllü vazgeçtiği için ceza almaz. Ancak, eve girmek için kapıyı kırması, TCK m. 151'deki 'mala zarar verme' ve TCK m. 116'daki 'konut dokunulmazlığını ihlal etme' suçlarını tamamlamıştır. Dolayısıyla, fail hırsızlığa teşebbüsten değil, bu iki tamamlanmış suçtan dolayı sorumlu tutulur (www.zulkufarslan.av.tr/5237-sayili-tck-suca-tesebbus-ve-istirak/).