Yargıtay'ın, sarkıntılık suçunu tanımlarken 'fiillerin kısa süreli, ani, kesintili olması' kriterini kullanması, bu suçun 'teşebbüs'e elverişli olup olmadığı konusunda ne gibi bir sonuç doğurur?
Sarkıntılık suçunun 'ani ve kesintili' bir hareketle işlenmesi, bu suçun yapısı gereği 'teşebbüse' elverişli olmadığı veya teşebbüs ihtimalinin çok zayıf olduğu sonucunu doğurur. Teşebbüs, icra hareketlerinin bölünebildiği suçlarda söz konusu olur. Sarkıntılık, anlık bir dokunma veya temasla tamamlanan, genellikle tek bir hareketten oluşan 'ani bir suç' (veya 'neticesi harekete bitişik suç') niteliğindedir. Fail, dokunma eylemini gerçekleştirdiği anda suç zaten tamamlanmış olur. Bu eyleme yeltenip de tamamlayamama (teşebbüs) hali, teorik olarak mümkün olsa da pratikte pek rastlanan bir durum değildir. Örneğin, mağdurun kalçasına dokunmak için elini uzatan ama dokunamadan engellenen failin durumu teşebbüs olarak değerlendirilebilir, ancak bu çok istisnai bir durumdur. Genellikle, temas varsa suç tamamlanmıştır, yoksa fiil ya hazırlık aşamasındadır ya da TCK m. 105'teki cinsel taciz suçunu oluşturur (sen.av.tr/tr/makale/sarkintilik-sucunda-olcutler).