Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, telefonla dolandırıcılık eylemini basit dolandırıcılık saymasının temelinde, 5237 sayılı TCK'nın mülga 765 sayılı TCK'dan hangi yönden farklılaştığı düşüncesi yatmaktadır?
Yargıtay CGK'nın 2014/288 E., 2016/255 K. sayılı kararının temelinde yatan en önemli argümanlardan biri, kanun koyucunun bilinçli tercihidir. Mülga 765 sayılı TCK'nın 504/3. maddesi, dolandırıcılık suçunun 'Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesinin haberleşme araçlarını...vasıta olarak kullanılmak suretiyle' işlenmesini açıkça bir nitelikli hal olarak sayıyordu. Ancak, 5237 sayılı TCK hazırlanırken, TCK m. 158'deki nitelikli haller arasında bu durum sayılmamış, sadece 'bilişim sistemlerinin' araç olarak kullanılması nitelikli hal kabul edilmiştir. Yargıtay, kanun koyucunun bu bilinçli ihmali veya değişikliğini dikkate alarak, telefon gibi bir haberleşme aracının kullanılmasının artık nitelikli hal oluşturmadığı, bu tür eylemlerin TCK m. 157'deki basit dolandırıcılık kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Bu, kanunun lafzına ve kanun koyucunun iradesine dayalı bir yorumdur (www.zulkufarslan.av.tr/telefon-dolandiriciligi-sucu/).