Suça teşebbüs (TCK m. 35) ile gönüllü vazgeçme (TCK m. 36) arasındaki ilişkiyi açıklayınız. Her gönüllü vazgeçme, bir teşebbüs aşamasını içerir mi?
Evet, her gönüllü vazgeçme, zorunlu olarak bir suça teşebbüs aşamasını içerir. Gönüllü vazgeçme, ancak failin suçu işlemeye kast edip, elverişli hareketlerle 'doğrudan doğruya icraya başlamasından', yani teşebbüs aşamasına girdikten sonra söz konusu olabilir. Eğer fail henüz hazırlık hareketleri aşamasındayken fiili işlemekten vazgeçerse, bu hukuken bir anlam ifade etmez, çünkü hazırlık hareketleri zaten cezalandırılmaz. Gönüllü vazgeçmeyi hukuken anlamlı ve faili cezasızlıktan yararlandıran bir kurum haline getiren şey, failin cezalandırılabilir bir aşama olan 'teşebbüs' aşamasına girdikten sonra, kendi iradesiyle suçun tamamlanmasını önlemesidir. Kısacası, gönüllü vazgeçme, başlamış bir teşebbüsü sona erdiren şahsi bir cezasızlık sebebidir (www.zulkufarslan.av.tr/5237-sayili-tck-suca-tesebbus-ve-istirak/).