Yargıtay, olayda bilişim sisteminin veya bankanın sadece 'havale-ödeme mercii' olarak kullanıldığı dolandırıcılık eylemlerini neden TCK m. 158/1-f kapsamı dışında tutmaktadır?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/288 E., 2016/255 K. sayılı kararında da açıklandığı gibi, TCK m. 158/1-f'nin uygulanabilmesi için bilişim sisteminin veya bankanın, suçun işlenmesinde bir 'hile aracı' olarak, aldatma eyleminin bir parçası olarak kullanılması gerekir. Failin, mağduru telefonla veya yüz yüze aldatıp, haksız menfaati elde etmek için sadece bir ödeme yöntemi olarak banka havalesini veya internet bankacılığını kullanması durumunda, banka veya bilişim sistemi hilenin bir parçası değildir; sadece suçtan elde edilen menfaatin faile ulaştırılmasında bir 'ödeme mercii' veya 'araç'tır. Hile, sistem üzerinden değil, sistem dışında mağdura karşı işlenmektedir. Kanun koyucunun bu fıkrayla korumak istediği, bizzat bilişim sistemlerinin veya bankaların güvenilirliğinin sarsılması olduğundan, bu kurumların sadece ödeme aracı olarak kullanıldığı haller basit dolandırıcılık (TCK m. 157) kapsamında değerlendirilmektedir (www.zulkufarslan.av.tr/telefon-dolandiriciligi-sucu/).