İşlenen bir fiilin, 5237 sayılı TCK'da suç olmaktan çıkarılması, ancak 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nda bir kabahat olarak düzenlenmesi durumunda, fail hakkında ceza davası mı yoksa idari yaptırım süreci mi işletilir?
Eğer bir fiil, 5237 sayılı TCK'da suç olarak tanımlanmıyorsa, o fiil için ceza davası açılamaz. Suç ve cezada kanunilik ilkesi (TCK m. 2) gereği, kanunda açıkça suç olarak tanımlanmayan bir fiilden dolayı kimse cezalandırılamaz. Eğer bu fiil, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nda bir kabahat olarak düzenlenmişse (örneğin, pasif direnmenin 'emre aykırı davranış' kabahatini oluşturması gibi), bu durumda adli süreç (ceza davası) değil, idari bir süreç işletilir. Yetkili idari makam (genellikle kolluk veya emri veren kurum), bu fiil nedeniyle kişiye idari para cezası veya diğer idari yaptırımları uygular. Bu karara karşı, tebliğden itibaren 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliği'ne itiraz edilebilir. Yani, suç ile kabahat arasındaki ayrım, uygulanacak usulü ve yaptırımın türünü tamamen değiştirir (or.av.tr/gorevi-yaptirmamak-icin-direnme-sucu/).