765 sayılı TCK'daki 'asli iştirak' - 'fer'i iştirak' ayrımının, 5237 sayılı TCK'da terk edilerek yerine 'faillik', 'azmettirme' ve 'yardım etme' şeklindeki iştirak sisteminin getirilmesinin temel felsefesi nedir?
TCK m. 37'nin gerekçesinde de açıklandığı gibi, eski TCK'daki asli-fer'i iştirak ayrımının terk edilmesinin temel sebebi, bu sistemin kişinin suça katkısını suçun bütününden bağımsız olarak ele alması ve bu nedenle adaletsiz ve çelişkili sonuçlara yol açmasıydı. Örneğin, gözcülük yapan bir kişi bazen asli, bazen fer'i fail sayılabiliyordu. 5237 sayılı TCK'da benimsenen yeni sistem ise 'fiil üzerinde hakimiyet' teorisine dayanır. Bu sisteme göre, iştirak şekilleri (faillik, azmettirme, yardım etme), kişinin suçun işlenişi üzerinde kurduğu kontrol ve etki gücüne göre belirlenir. Fiil üzerinde ortak hakimiyet kuranlar 'müşterek fail', fiili bir başkasına araç olarak kullandırarak işleyenler 'dolaylı fail', başkasında suç işleme kararı uyandıranlar 'azmettiren', fiilin icrasını kolaylaştıranlar ise 'yardım eden' olarak, suça katkılarının niteliğine göre daha adil ve öngörülebilir bir şekilde sorumlu tutulurlar (www.zulkufarslan.av.tr/5237-sayili-tck-suca-tesebbus-ve-istirak/).