Anayasa Mahkemesi'nin çocuk tarafından açılacak babalık davasında hak düşürücü süreyi iptal etmesinin temel gerekçesi, çocuğun hangi anayasal haklarıyla ilgilidir?
Anayasa Mahkemesi'nin TMK m. 303/2'deki bir yıllık hak düşürücü süreyi iptal etmesinin (E. 2008/30, K. 2009/96) temelinde, çocuğun üstün yararı ve temel hakları yatmaktadır. AYM, bu sürenin, çocuğun kendi soybağını belirleme ve nesebini bilme hakkını orantısız bir şekilde kısıtladığını değerlendirmiştir. Bu hak, Anayasa'nın 17. maddesindeki 'kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı' ve 20. maddedeki 'özel hayata saygı hakkı' kapsamında görülmektedir. Çocuğun, reşit olmadan önce kendi adına dava açma imkanı bulunmadığı için, ergin olduktan sonra bu temel hakkını kullanmasını çok kısa bir süreyle (bir yıl) sınırlamak, Anayasa'nın eşitlik (m. 10) ve hukuk devleti (m. 2) ilkeleriyle bağdaşmaz bulunmuştur (kadimhukuk.com.tr/makale/babalik-davasi-babaligin-tespiti-tmk-301/).