Bir kişinin, vasiyetnamenin kurucu unsurlarının (örneğin vasiyet yapma iradesinin olmaması) bulunmadığını iddia etmesi halinde, vasiyetnamenin hukuki akıbeti ne olur? Bu durum iptal davasından nasıl farklıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #125345

Vasiyetnamenin kurucu unsurlarının (vasiyetçinin irade beyanı gibi) bulunmaması, vasiyetnamenin 'iptal edilebilirliği' sonucunu değil, 'yokluk' ile sakat olması sonucunu doğurur. Hukuki işlem teorisinde 'yokluk', işlemin hukuken hiç doğmamış sayılmasıdır. 'İptal edilebilirlik' ise (TMK m. 557), hukuken doğmuş ancak sakat olan bir işlemin, dava yoluyla geçmişe etkili olarak ortadan kaldırılmasıdır. Yokluk, herkes tarafından her zaman ileri sürülebilir, herhangi bir hak düşürücü süreye tabi değildir ve hakim tarafından re'sen dikkate alınır. İptal davası ise, sadece belirli kişiler tarafından kanunda öngörülen hak düşürücü süreler içinde açılabilir. Örneğin, imza taklit edilerek sahte bir vasiyetname düzenlenmişse, vasiyetçinin iradesi hiç olmadığından bu vasiyetname 'yok' hükmündedir (barandogan.av.tr/blog/medeni-hukuk/vasiyetname-hazirlanmasi-gecerliligi-iptal-davasi-nedir.html).