Birleştirilen bir davada, davacının terditli olarak tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa muhdesat bedelinin tahsili talebinde bulunması karşısında, mahkemenin sadece tapu iptali ve tescil talebini reddedip muhdesat talebi hakkında karar vermemesi hangi usul kuralına aykırıdır?
Bu durum, HMK m. 297'de düzenlenen 'hükmün kapsamı' ve HMK m. 26'da düzenlenen 'taleple bağlılık ilkesi'ne aykırılık teşkil eder. Davacı, taleplerini terditli (kademeli) olarak ileri sürmüştür (HMK m. 111). Mahkemenin, asli talep olan tapu iptali ve tescil talebini reddetmesi usulen doğrudur. Ancak HMK m. 111/2 gereği, asli talebi reddettikten sonra fer'i (ikincil) talep olan muhdesat bedelinin tahsili talebini inceleyip bu konuda da olumlu veya olumsuz bir karar vermesi zorunludur. Mahkemenin, fer'i talep hakkında hiç karar vermemesi, taleplerden biri hakkında hüküm kurmamak anlamına gelir ve bu durum, hükmün eksik bırakılması nedeniyle bir bozma sebebidir. (Yargıtay 14. HD 2016/10860 E., 2017/307 K.) (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-111-terditli-dava.html)