Bir dava dilekçesinde, davacının taleplerini 'veya' bağlacı ile birbirine bağlayarak sunması, HMK m. 111 anlamında bir terditli dava olarak kabul edilebilir mi? Bu durumun hukuki sonucu ne olur?
HMK m. 111'e göre terditli davanın varlığı için talepler arasında bir 'aslilik-ferîlik' ilişkisi kurulması şarttır. Yani davacı, 'öncelikle A talebimin, bu mümkün olmazsa B talebimin kabulüne' şeklinde bir sıralama yapmalıdır. Taleplerin 'veya' bağlacı ile sunulması, bir aslilik-ferîlik ilişkisi değil, hakime bir 'seçimlik' talep sunulduğu anlamına gelir. Bu durumda ortada bir terditli dava değil, HMK'da düzenlenmeyen 'seçimlik dava' vardır. Yargıtay, bu tür durumlarda HMK m. 26 (taleple bağlılık ilkesi) gereğince hakimin bu taleplerden birini seçip karar veremeyeceğini, davacıya taleplerinden hangisini asli, hangisini fer'i talep olarak ileri sürdüğünü açıklatması ve davayı terditli davaya dönüştürmesi için süre vermesi gerektiğini kabul etmektedir. Aksi halde talep belirsiz olduğu için dava usulden reddedilebilir (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-111-terditli-dava.html).