Lazer epilasyon hizmeti veren bir merkezin hukuki sorumluluğu, Yargıtay kararları ışığında vekalet sözleşmesi mi yoksa eser sözleşmesi hükümlerine mi daha yakındır? Bu ayrımın pratikteki sonucu nedir?
Yargıtay, özellikle estetik ve sonuç odaklı güzellik hizmetlerini (lazer epilasyon, estetik cerrahi vb.) vekalet sözleşmesinden ziyade 'eser sözleşmesi' (TBK m. 470 vd.) olarak nitelendirme eğilimindedir (Yargıtay 13. HD 2015/36944 E. 2017/5642 K.; Yargıtay 6. HD 2021/2706 E. 2022/2509 K.). Bu ayrımın pratikteki en önemli sonucu, hizmet sağlayıcının sorumluluğunun niteliğidir. Vekalet sözleşmesinde vekil, işi özenle görmeyi taahhüt eder, ancak sonucu garanti etmez (hekimin hastayı iyileştirme borcu gibi). Eser sözleşmesinde ise yüklenici, belirli bir 'eseri' (sonucu) meydana getirmeyi ve teslim etmeyi taahhüt eder. Dolayısıyla, lazer epilasyon hizmeti eser sözleşmesi kabul edildiğinde, merkez sadece işlemi özenle yapmayı değil, aynı zamanda vaat edilen pürüzsüzlük gibi 'sonucu' da garanti etmiş sayılır. Sonuç elde edilemezse, işlemde tıbbi bir hata olmasa bile hizmet 'ayıplı' kabul edilir ve merkezin sorumluluğu doğar (kadimhukuk.com.tr/makale/guzellik-estetik-ve-epilasyon-merkezlerine-karsi-hukuki-basvuru-yollari-nelerdir/).