Mütemadi (kesintisiz) suç niteliğindeki suç/terör örgütü üyeliği suçlamalarında, suçüstü halinin varlığı kabul edilerek CMK m.90 ve 91'in uygulanması hukuken tartışmalıdır. Bu yaklaşımı ve karşı görüşü, CMK m.90/1'in lafzı ve amacı çerçevesinde analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #125257

Uygulamada, mütemadi suç olan örgüt üyeliğinde temadinin (kesintinin) şüphelinin yakalanmasıyla sona erdiği ve bu anın 'suçüstü' hali sayıldığı kabul edilerek CMK m.90 ve 91 (suçüstü yakalaması ve gözaltı) hükümleri uygulanmaktadır. Bu görüşe göre, suç devam ettiği için yakalama anı suçun işlendiği andır. Karşı görüşe göre ise bu yaklaşım CMK m.90/1'in lafzı ve amacıyla bağdaşmaz. CMK m.90/1, suçüstü halini 'kişiye suç işlerken rastlanması' veya 'suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçma olasılığı' gibi somut, gözlemlenebilir eylemlere bağlamıştır. Sadece örgüt üyeliği gibi soyut bir statünün devam ediyor olması, m.90/1'in aradığı anlamda bir 'suçüstü fiili' değildir. Bu görüşe göre, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen somut bir amaç suçta (örn: yağma, bombalama) suçüstü hali olabilir, ancak sırf üyelik iddiasıyla, ortada somut bir eylem yokken yakalama yapılması m.90 ve 91'e değil, m.98'deki 'yakalama emri' prosedürüne tabi olmalıdır. Aksi yorum, kişi hürriyetini kısıtlayan hükümlerin geniş yorumlanması anlamına gelir (sen.av.tr/tr/makale/gozalti).