Ceza muhakemesinde 'delillerin serbestliği' ve 'delillerin serbestçe değerlendirilmesi' ilkeleri ne anlama gelmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #125205

Bu iki ilke, birbirini tamamlayan ancak farklı anlamlara gelen temel muhakeme ilkeleridir: 1) Delillerin Serbestliği (Delil Serbestisi) İlkesi (CMK m. 217/2): Ceza muhakemesinde, hukuka uygun olmak kaydıyla, 'her şey' delil olabilir. Hukuk davalarındaki gibi sınırlı sayıda delil (senet, yemin vb.) sistemi yoktur. Kanunun delil olarak kabul ettiği her türlü beyan, belge, belirti (tanık, sanık beyanı, belge, ses kaydı, parmak izi vb.) ispat aracı olarak kullanılabilir. Temel sınır, delilin hukuka uygun yollarla elde edilmiş olmasıdır. 2) Delillerin Serbestçe Değerlendirilmesi İlkesi (Vicdani Delil Sistemi) (CMK m. 217/1): Hakim, önüne getirilen hukuka uygun delilleri, bilimsel veriler, mantık kuralları ve kendi vicdani kanaatine göre serbestçe takdir eder ve değerlendirir. Kanuni delil sisteminde olduğu gibi, hakimi bağlayan (örneğin, 'iki tanık varsa suç ispatlanmıştır' gibi) kurallar yoktur. Hakim, delillerin ispat gücünü kendisi serbestçe tartar ve bir sonuca ulaşır. Bu, hakime geniş bir takdir yetkisi tanır, ancak bu yetki keyfi değil, kararın gerekçesinde denetlenebilir olmalıdır.