Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre, 'delil sözleşmesi' nedir ve taraflar hangi tür delillerin kullanılabileceğine veya kullanılamayacağına dair anlaşma yapabilirler?
Delil sözleşmesi (HMK m. 193), tarafların, belirli bir vakıanın ispatı için kanunda gösterilen deliller dışında başka bir delilin de kullanılabileceğini veya belirli bir delilin kullanılmayacağını kararlaştırdıkları bir sözleşmedir. Bu, tarafların ispat konusunda anlaşarak yargılamayı şekillendirmelerine olanak tanır. HMK, delil sözleşmelerini ikiye ayırır: 1) Münhasır Delil Sözleşmesi: Tarafların, belirli bir vakıanın sadece belirli bir veya birkaç delil ile ispat edileceğini kararlaştırmasıdır. Bu durumda, başka bir delile dayanılamaz. 2) Münhasır Olmayan Delil Sözleşmesi: Tarafların, kanunda sayılan delillere ek olarak, başka tür bir delilin de (örneğin, bir özel uzman raporunun) kullanılabileceğini kararlaştırmasıdır. Taraflar, kanunun kesin delil olarak kabul ettiği (kesin hüküm, ikrar, yemin, senet) hususlarda delil sözleşmesi yapamazlar. Delil sözleşmesi, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri dava konuları için geçerlidir.