Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre, Cumhuriyet savcısının 'kamu davasını açmada takdir yetkisi' (CMK m. 171) hangi durumlarda söz konusu olur?
Ceza muhakememizde kural, 'kamu davası açma mecburiyeti' (araştırma ilkesi) olup, yeterli şüphe oluşturan delil elde edildiğinde savcının iddianame düzenlemesi zorunludur. Ancak CMK m. 171, bu kurala iki önemli istisna getirerek savcıya takdir yetkisi tanımıştır: 1) Şahsi Cezasızlık Sebeplerinin Varlığı (m. 171/1): Etkin pişmanlık veya şahsi cezasızlık sebebinin (örneğin, TCK m. 167'deki hırsızlık suçunda akrabalık) varlığı halinde, savcı kamu davası açmayabilir (takdiri). 2) Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi (m. 171/2-5): Uzlaştırma veya önödeme kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis cezasını gerektiren suçlarda, şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması, zararın giderilmesi gibi belirli şartların varlığı halinde, savcı beş yıl süreyle kamu davasının açılmasını erteleyebilir. Bu, savcının kovuşturma yapıp yapmama konusunda takdir yetkisine sahip olduğu istisnai durumlardır.