Kara para aklama suçunda (TCK m. 282), suçun konusunu oluşturan malvarlığı değerinin bu özelliğini bilerek 'bulunduran veya kullanan' kişinin cezai sorumluluğu, hangi fıkra kapsamında ve hangi şartlarda doğar?
Bu durum, TCK m. 282'nin 2. fıkrasında özel olarak düzenlenmiştir. Bir kişinin, aklama suçuna (m.282/1) iştirak etmeksizin, suçtan kaynaklandığını bilerek bir malvarlığı değerini (para, araba, ev vb.) sadece 'bulundurması' veya 'kullanması', bu fıkra kapsamında suç oluşturur. Bu suçun oluşabilmesi için failin; 1) Aklama fiiline (yurt dışına çıkarma, dönüştürme) katılmamış olması, 2) Malvarlığı değerinin bir suçtan kaynaklandığını bilmesi (kasten hareket etmesi), ve 3) Bu malvarlığı değerini kendi zilyetliğinde bulundurması veya ondan faydalanması (kullanması) gerekir. Bu fiil, TCK m. 165'teki 'suç eşyasını kabul etme' suçunun özel bir şekli olup, cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapistir ve temel aklama suçundan daha hafiftir. (Kaynak: https://barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/suctan-kaynaklanan-malvarligi-degerlerinin-gelirlerinin-veya-kara-paranin-aklanmasi-sucu-cezasi.html)