Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2006/5382 E., 2006/13684 K. sayılı kararında, polisin kimlik sorması üzerine kimliğini vermeyip uzaklaşmak isteyen ve bu sırada polisin kendi kusuruyla yaralanmasına neden olan sanığın eylemi, neden 5237 sayılı TCK kapsamında bir suç olarak kabul edilmemiştir?
Söz konusu Yargıtay kararında sanığın eylemi, 765 sayılı eski TCK'nın 260. maddesindeki 'pasif direnme' suçu kapsamında değerlendirilmiş, ancak 01.06.2005'te yürürlüğe giren 5237 sayılı yeni TCK'da bu suç tipine yer verilmediği belirtilmiştir. Yeni TCK m. 265'te düzenlenen 'görevi yaptırmamak için direnme' suçunun oluşabilmesi için failin kamu görevlisine karşı 'cebir veya tehdit' uygulaması, yani aktif bir direnişte bulunması gerekir. Olayda ise sanığın kimliğini vermeyip uzaklaşmaya çalışması, cebir veya tehdit içermeyen 'pasif' bir eylem olarak kabul edilmiştir. Polisin, sanığın herhangi bir aktif eylemi olmaksızın, onu engellemeye çalışırken 'kendi kusuruyla' yaralanması, sanığa atfedilebilecek bir cebir eylemi olarak görülmemiştir. 5237 sayılı TCK'da pasif direnme suç olarak düzenlenmediği için, sanığın eyleminin suç oluşturmadığı ve beraatine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. (Kaynak: https://or.av.tr/gorevi-yaptirmamak-icin-direnme-sucu/)