TCK m. 37/2'de düzenlenen 'dolaylı faillik' kurumunun işleyebilmesi için 'arka plandaki kişi'nin 'araç olarak kullanılan kişi' üzerinde ne tür bir hakimiyet kurması gerekir?
Dolaylı faillikte, fiili bizzat işlemeyen 'arka plandaki kişi'nin fail olarak sorumlu tutulabilmesi için, suçu icra eden 'araç kişi' üzerinde mutlak bir hakimiyet kurması gerekir. Bu hakimiyet, genellikle araç olarak kullanılan kişinin iradesinin sakatlanması veya ortadan kaldırılmasıyla sağlanır. Örnekleri şunlardır: 1) Kusur Yeteneği Olmayanların Kullanılması: Akıl hastası veya yaş küçüklüğü nedeniyle ceza ehliyeti olmayan birinin kullanılması. 2) Zorlama (Cebir) veya Tehdit: Kişinin karşı koyamayacağı bir cebir veya tehdit altında suçu işlemeye mecbur bırakılması. 3) Hata Halinden Yararlanma: Kişinin, işlediği fiilin haksızlık içeriğini bilmediği bir hata durumundan (hukuki veya fiili hata) yararlanılarak suçun işletilmesi. Bu durumlarda, fiili gerçekleştiren kişi iradesi sakatlandığı için cezalandırılmaz veya daha az ceza alır, ancak onun iradesine hakim olan arka plandaki kişi dolaylı fail olarak tam cezai sorumluluğa sahip olur. (Kaynak: https://www.zulkufarslan.av.tr/5237-sayili-tck-suca-tesebbus-ve-istirak/)