Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin 2013/6163 E., 2013/9595 K. sayılı kararına göre, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı bir tescil davasında mahkemenin vereceği kararın hukuki niteliği (inşai/açıklayıcı) nedir ve bu niteliğin, dava konusu alanın sonradan imar uygulamasına tabi tutulmasına etkisi var mıdır?
Söz konusu Yargıtay kararına göre, TMK m. 713 uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülkiyetin kazanılması koşulları (örneğin 20 yıllık davasız, aralıksız zilyetlik) gerçekleştiği anda mülkiyet hakkı kendiliğinden doğar. Bu nedenle, bu koşulların oluştuğunu tespit ederek tescile karar veren mahkeme kararı, yeni bir hukuki durum yaratan 'inşai (kurucu)' bir karar değil, önceden doğmuş olan mülkiyet hakkını 'açıklayıcı (belirleyici)' nitelikte bir karardır. Bu niteliğin imar uygulamasına etkisi şudur: Zilyetlik koşulları imar uygulaması yapılmadan önce tamamlanmışsa, zilyet mülkiyeti o anda kazanmış olur. Sonradan yapılan imar uygulamasının veya alanın tespit harici bırakılmasının bu kazanılmış hakkı ortadan kaldırmayacağı kabul edilir. Dolayısıyla, imar uygulaması öncesindeki hakka dayanılarak, imar sonrası oluşan parseller için tescil davası açılabilir. (Kaynak: https://barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-108-insai-dava.html)