FETÖ/PDY'nin 'konvansiyonel olmayan terör örgütü' olarak nitelendirilmesinin, bu yapıya üye olmakla suçlanan kişilerin ceza sorumluluğunun (özellikle TCK m. 30'daki hata hali) değerlendirilmesindeki pratik önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #125032

Bir yapının 'konvansiyonel olmayan terör örgütü' olarak nitelendirilmesi, onun klasik terör örgütleri gibi açıkça şiddeti savunan, yasa dışı olduğunu ilan eden bir yapı olmadığını; aksine, kendisini legal, meşru, dini veya sivil bir oluşum (Cemaat, Hizmet Hareketi vb.) gibi göstererek gizlendiğini ifade eder. Bu durumun, faillerin ceza sorumluluğu açısından pratik önemi, TCK m. 30'da düzenlenen 'hata' kurumunun uygulanabilirliğini artırmasıdır. Failin, yapının bu gizli ve aldatıcı niteliği nedeniyle, dahil olduğu oluşumun gerçekte bir 'silahlı terör örgütü' olduğunu bilmediğini, bu konuda esaslı bir hataya düştüğünü iddia etmesi daha olanaklı hale gelir. Mahkemeler, bu 'kendini gizleyebilme' ve 'insanları hataya düşürebilme' özelliğini göz ardı etmeden, her failin sübjektif durumunu, yani yapının gerçek niteliğini bilip bilmediğini (kastını) somut delillerle değerlendirmek zorundadır. (Kaynak: https://sen.av.tr/tr/makale/FETO-PDY-Uyeliginde-Zaman-Mefhumu)