İmar kirliliğine neden olma suçunda (TCK m. 184) öngörülen özel etkin pişmanlık hükmü, HAGB kurumuna göre neden sanık lehine daha avantajlı bir düzenleme olarak kabul edilmektedir?
TCK m. 184/5'te, ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapan kişinin, imar planına ve ruhsata uygun hale getirmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağı, açılmış olan davanın düşeceği, mahkûm olunan cezanın bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacağı düzenlenmiştir. Bu, bir etkin pişmanlık hükmüdür. Bu düzenleme, HAGB'ye göre daha lehedir çünkü; HAGB'de sanık 5 yıllık bir denetim süresine tabi tutulur ve bu süreyi ihlal etme riski taşır. Ayrıca, HAGB kararı adli sicilde görünmese de, memuriyet gibi bazı özel durumlarda kişinin karşısına çıkabilir. Oysa TCK m. 184/5'teki etkin pişmanlıkta, zararın (imar aykırılığının) giderilmesiyle birlikte dava ve ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar, herhangi bir denetim süresi veya başka bir koşul aranmaz. Sanık, hukuki olarak tamamen aklanmış olur. Bu nedenle, imar aykırılığını giderebilen bir sanık için bu yol, HAGB'den çok daha avantajlıdır. (Kaynak: https://ayboga.av.tr/hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-hagb/)