Bir dava dilekçesinde, davacının dava türünü yanlış belirtmesi (örneğin eda davası açması gerekirken inşai dava olarak nitelemesi) halinde mahkemenin izlemesi gereken yol nedir? Hukuk Genel Kurulu'nun bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/853 E., 2020/907 K. sayılı kararına göre, hâkim, davacının dava dilekçesinde yaptığı isimlendirmeyle bağlı değildir. HMK m. 33 uyarınca hukuki sebebi re'sen bulmak ve uygulamakla görevli olan hâkim, HMK m. 32 çerçevesinde yargılamayı sevk ve idare ederken, talep sonucuna göre davanın gerçek hukuki niteliğini (eda, tespit, inşai vb.) kendisi belirlemelidir. Davacının dava türünü yanlış nitelemesi, hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini gerektirmez. Mahkeme, talep sonucunun içeriğine bakarak davanın doğru hukuki niteliğini tespit etmeli ve yargılamayı bu niteliğe göre sürdürüp sonuçlandırmalıdır. Hukuki yararı belirleyen, davacının gösterdiği dava türü değil, karar verilmesi istenen talep sonucunun kendisidir. (Kaynak: https://barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-108-insai-dava.html)