Görevi yaptırmamak için direnme suçunda (TCK m. 265) 'aktif direnme' ile 'pasif direnme' arasındaki ayrımı açıklayınız. 5237 sayılı TCK'da pasif direnme eylemlerinin hukuki akıbeti nedir?
Aktif direnme (etkin mukavemet), TCK m. 265'in maddi unsurunu oluşturan 'cebir veya tehdit' kullanılarak kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemeye çalışmaktır. Memuru itmek, vurmak, tehdit etmek gibi fiiller aktif direnmeyi oluşturur. Pasif direnme (menfi mukavemet) ise, cebir veya tehdit içermeyen, daha çok eylemsiz kalma veya kaçınma şeklindeki hareketlerdir. Örneğin, polisin emrine uymayıp karakola gitmeyi reddetmek, kimliğini vermemek, kapıyı açmamak, kendini yere atmak gibi fiiller pasif direnme sayılır. 765 sayılı eski TCK'da pasif direnme (m. 260) ayrı bir suç olarak düzenlenmişken, 5237 sayılı TCK'da bu fiillere yer verilmemiştir. Dolayısıyla, cebir veya tehdit içermeyen pasif direnme eylemleri, TCK m. 265 kapsamına girmez ve suç oluşturmaz. Bu tür eylemler, duruma göre 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesindeki 'emre aykırı davranış' kabahatini oluşturabilir. (YCGK 2009/6-97 E., 2009/133 K.) (Kaynak: https://or.av.tr/gorevi-yaptirmamak-icin-direnme-sucu/)