Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/288 E., 2016/255 K. sayılı kararına göre, bir dolandırıcılık eyleminde telefonun iletişim aracı olarak kullanılması, neden TCK m. 158/1-f'de düzenlenen 'bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık' suçunu oluşturmaz?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu kararında, TCK m. 158/1-f'nin uygulanabilmesi için bilişim sisteminin suçun işlenmesinde özel bir kolaylık sağlayan bir 'araç' olarak kullanılması gerektiğini vurgulamıştır. Bilişim sisteminden kastedilen, verileri toplayıp otomatik işleme tabi tutan manyetik sistemlerdir. Karara konu olayda fail, katılanla iletişim kurmak ve onu hileli vaatlerle aldatmak için sadece bir haberleşme aracı olan telefonu kullanmıştır. Yargıtay, 765 sayılı eski TCK'da telefonun araç olarak kullanılmasının nitelikli hal sayılmasına rağmen, 5237 sayılı TCK'da bu düzenlemenin yer almadığını belirtmiştir. Olayda, bilişim sisteminin kendisi (örneğin bir internet sitesi, sahte bir bankacılık uygulaması) aldatma eyleminde bir araç olarak kullanılmamış, sadece iki kişi arasında iletişim sağlamıştır. Paranın internet bankacılığı ile gönderilmesi ise, suç işlendikten sonra haksız menfaatin elde edilmesinde bir ödeme aracı olarak kullanılmıştır, suçun işlenmesinde bir araç değildir. Bu nedenlerle eylemin basit dolandırıcılık (TCK m. 157) suçunu oluşturduğuna karar verilmiştir. (Kaynak: https://www.zulkufarslan.av.tr/telefon-dolandiriciligi-sucu/)