TCK m. 35'e göre suça teşebbüsün cezalandırılabilmesi için 'doğrudan doğruya icraya başlama' kriteri ne anlama gelmektedir? Bu kriterin 'hazırlık hareketleri'nden farkını ve 'kastı şüpheye yer bırakmayacak' şeklindeki subjektif ölçütün neden terk edildiğini açıklayınız.
Suça teşebbüsün (TCK m. 35) cezalandırılabilmesi için failin, işlemeyi kastettiği suçu 'elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlaması' gerekir. 'Doğrudan doğruya icraya başlama', failin artık hazırlık hareketleri aşamasını tamamlayıp, suçun kanuni tanımında yer alan fiili gerçekleştirmeye yönelik, suçla aralarında nedensellik bağı kurulabilecek nitelikteki hareketlere başlaması demektir. Örneğin, birini öldürmek için silah satın almak hazırlık hareketi iken, o kişiye nişan alıp tetiğe basmak icra hareketidir. 765 sayılı TCK dönemindeki 'kastı şüpheye yer bırakmayacak' şeklindeki subjektif ölçüt, kişinin düşüncesi ve niyetinden dolayı cezalandırılmasına yol açabileceği ve hazırlık-icra hareketleri ayrımını belirsizleştirdiği için terk edilmiştir. Mevcut objektif kriter, suçun kanuni tanımına giren fiile yakın ve onun bir parçasını oluşturan hareketlerin yapılmasını arayarak kişi hak ve özgürlükleri lehine bir güvence sağlamaktadır. (Kaynak: https://www.zulkufarslan.av.tr/5237-sayili-tck-suca-tesebbus-ve-istirak/)