Silahlı terör örgütü üyeliği (TCK m. 314) mütemadi (kesintisiz) bir suç olmasına rağmen, sanığın bu suçtan sorumlu tutulabilmesi için her bir eyleminin örgütsel nitelik taşıması ve üyelik özel kastını içermesi gerektiği tezi ne anlama gelmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #124943

Mütemadi suç, icra hareketlerinin devam ettiği ve ihlalin sürdüğü suç tipidir. Örgüt üyeliği de bu niteliktedir; kişi örgütten ayrılana kadar suç işlenmeye devam eder. Ancak bu, sanığın geçmişteki her eyleminin, sonradan ortaya çıkan örgüt üyeliği kastı (dolus subsequens) ile 'örgütsel eylem' olarak nitelendirilebileceği anlamına gelmez. Modern ceza hukuku, fiilin işlendiği anda var olan kastı (dolus directus/eventualis) arar. Bu nedenle, sanığın örgüt üyeliğinden sorumlu tutulabilmesi için, delil olarak gösterilen her bir eylemi (örneğin bir toplantıya katılma, para yatırma, program kullanma) gerçekleştirdiği tarihte, dahil olduğu yapının bir suç veya terör örgütü olduğunu bilerek ve bu örgütün hiyerarşisine dahil olma, onun amaçları doğrultusunda hareket etme özel kastı ile hareket ettiğinin ispatlanması gerekir. Geçmişte, yapının legal bir oluşum olduğu zannıyla yapılan eylemler, sonradan örgüt üyeliği kastı oluşsa bile geriye yürüyerek suç teşkil etmez. Yargılama, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemlerin her birinin bu 'üyelik özel kastı' ile işlenip işlenmediğini ayrı ayrı değerlendirmelidir. (Kaynak: https://sen.av.tr/tr/makale/FETO-PDY-Uyeliginde-Zaman-Mefhumu)