FETÖ/PDY üyeliği suçlamasıyla yapılan yargılamalarda, TCK m. 30/1'de düzenlenen 'kastı kaldıran hata' hükmünün, örgütün alt tabakalarında yer alan sanıklar açısından tartışılmasının ceza sorumluluğu hukuku bakımından önemi nedir?
TCK m. 30/1, 'Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse kasten hareket etmiş olmaz.' hükmünü içerir. FETÖ/PDY'nin 'Cemaat' veya 'Hizmet Hareketi' gibi legal bir görünüm altında faaliyet gösterdiği dönemlerde örgüte dahil olan ve örgütün hiyerarşik yapısının alt katmanlarında yer alan (halk tabakası, sadık tabaka) kişiler açısından bu hüküm kritik önem taşır. Bu kişilerin, dahil oldukları yapının bir 'silahlı terör örgütü' olduğunu bilmediklerini, bu konuda esaslı bir hataya düştüklerini iddia etmeleri mümkündür. Ceza sorumluluğunun şahsiliği ve kastın suçun manevi unsuru olması ilkeleri gereği, mahkemenin her bir sanık özelinde, fiili işlediği tarihte örgütün gerçek niteliğini (silahlı bir terör örgütü olduğunu) bilip bilmediğini, yani suçun maddi unsurlarına yönelik kastının bulunup bulunmadığını araştırması gerekir. Sanığın sadece örgütle bağının tespit edilmesi yeterli değildir; bu bağın 'silahlı bir terör örgütüne' yönelik olduğunun bilincinde olarak kurulduğunun da ispatlanması gerekir. Aksi takdirde, kastı ortadan kaldıran hatanın varlığı gündeme gelir ve sanığın beraatine karar verilmesi gerekebilir. (Kaynak: https://sen.av.tr/tr/makale/FETO-PDY-Uyeliginde-Zaman-Mefhumu)