Adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin bir davada, mahkemenin bilirkişi raporu alarak doğrudan alacak kalemlerini belirleyip hüküm kurması Yargıtay içtihatlarına göre doğru bir yöntem midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #124871

Hayır, doğru değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun (E. 2018/16, K. 2018/1315) kararında belirtildiği üzere, mahkeme öncelikle tarafların anlaşarak veya anlaşamazlarsa mahkemenin resen atayacağı bir 'tasfiye memuru' vasıtasıyla tasfiye sürecini yürütmelidir. Tasfiye memuru, ortaklığın tüm aktif ve pasifini belirler, malvarlığını nakde çevirir, borçları öder ve son bilançoyu düzenler. Mahkeme, ancak bu tasfiye memurunun yaptığı işlemler ve sonuç bilançosuna göre tarafların hak ve yükümlülüklerini belirleyerek hüküm kurmalıdır. Doğrudan bilirkişi raporuyla tasfiye sonucuna ulaşmak, usule aykırıdır. (TBK m. 644)