5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddesi, hükümlünün adli para cezasını ödememesi halinde, bu cezanın hapis cezasına çevrilmesini öngörmektedir. Bu çevirme işlemi, TCK m. 63'teki mahsup açısından nasıl bir sonuç doğurur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #124322

TCK m. 63, mahsubun 'hükmolunan hapis cezasından' veya doğrudan 'hükmedilen adli para cezasından' yapılacağını düzenler. 5275 sayılı Kanun m. 106/3 uyarınca, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesi, bir 'infaz' işlemidir; cezanın türünü değiştirmez. Ortada 'hükmolunmuş' bir hapis cezası değil, ödenmediği için infazı hapis olarak yapılan bir para cezası vardır. Bu nedenle, daha önce başka bir suçtan tutuklu kalınan süreler, adli para cezasının kendisinden mahsup edilebilir (TCK m. 63/1, c.2). Eğer bu mahsup işlemi yapıldıktan sonra hala bakiye bir para cezası kalırsa ve bu da ödenmezse, sadece kalan bu kısım hapse çevrilir. Ancak, hapse çevrilen bu süreden, ayrıca bir mahsup yapılması kural olarak mümkün değildir. Çünkü mahsup hakkı, cezanın aslı olan para cezasına karşı zaten kullanılmıştır. Mahsup, bir ceza için sadece bir kez uygulanabilir.