TCK m. 225/1'de düzenlenen 'davasız yargılama olmaz' ilkesi, iddianamede gösterilen 'suçun faili' açısından ne anlama gelir? Mahkeme, yargılama sırasında asıl failin, sanık değil de başka bir kişi olduğunu tespit ederse ne yapmalıdır?
Bu ilke, 'suçun faili' açısından, mahkemenin sadece iddianamede 'sanık' olarak gösterilen kişi hakkında yargılama yapabileceği ve hüküm kurabileceği anlamına gelir. Mahkeme, yargılama sırasında, suçu işleyenin sanık değil de, yargılanmayan başka bir kişi (örneğin, bir tanık veya mağdur) olduğunu tespit ederse, sanık hakkında 'beraat kararı' (CMK m. 223/2-b: 'yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması') vermelidir. Mahkeme, aynı davada, gerçek fail olduğunu düşündüğü diğer kişi hakkında bir mahkumiyet hükmü kuramaz. Yapması gereken, bu yeni durumla ilgili olarak, yani gerçek fail hakkında soruşturma yapılması için Cumhuriyet Başsavcılığı'na 'suç duyurusunda' bulunmaktır (CMK m. 223/1). Gerçek fail hakkında hüküm kurulabilmesi, ancak ona yönelik ayrı bir soruşturma ve kovuşturma süreci işletilmesiyle mümkündür.