Bir sanık hakkında, TCK m. 123'teki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan açılan bir davada, sanık ile mağdurun yargılama sırasında karşılıklı olarak birbirlerini aradıkları ve uzun süreli görüşmeler yaptıkları tespit edilmiştir. Bu durum, suçun hangi unsurunun varlığını şüpheli hale getirir? (Yargıtay 18. CD, 2019/7551 E. sayılı kararı)
Bu durum, suçun 'manevi unsuru' olan 'sırf huzur ve sükunu bozma özel kastı'nın varlığını şüpheli hale getirir. TCK m. 123, failin eylemi başka hiçbir amaç gütmeksizin, sadece mağduru rahatsız etmek özel amacıyla yapmasını şart koşar. Tarafların karşılıklı olarak ve uzun süreli görüşmeler yapması, aralarında devam eden bir ilişki, bir anlaşmazlık veya başka bir diyalog olduğunu gösterir. Bu durumda, sanığın aramalarının amacının sırf huzur bozmak mı, yoksa aralarındaki bu ilişki çerçevesinde bir konuyu görüşmek, tartışmak veya çözmeye çalışmak mı olduğu belirsizleşir. Yargıtay'ın ilgili kararında da vurgulandığı gibi, bu durumda mahkemenin, sanığın 'sırf katılanın huzur ve sükununu bozma kastıyla hareket ettiği' kanaatine nasıl vardığını, taraflar arasındaki bu karşılıklı iletişim trafiğini de dikkate alarak, somut gerekçelerle açıklaması gerekir. Aksi halde, özel kastın varlığı şüpheli kalacağından, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerekebilir.